Beyoğlu Hayyam’ı…

Beyoğlu, Büyük Parmakkapı’da, bir apartman boşluğuna sığınmış, sokağa kapısı olmayan, merdiven altındaki Hayyam’a benzettim ruh halimdeki değişkenliği daha doğrusu Hayyam’a giden biçarelere…

Yıllardır tutunamayan şairlere kucak açan, onları onurlandıran Hayyam beni de bağrına basıp ayakta şiir okutur mu? Ezberimde yarım olan şiirimi okurken ” Otur kabul edildin.” der mi?

Hanna çıkıp gelip elimden tutup beni sahneye çıkarır gibi Tahir Kutsi Makal’dan ” Babanız yine aşık oldu çocuklar”ı okumamı ister mi ya da ” Yunus Emre Annemiz” diye çağırdığımız Kadriye Gültepe’nin “Ozan” isimli kitabını bana kucaklatıp kapıya kadar eşlik eder mi?

Muammer Hacıoğlu’nu kaç kişi tanıyor ey insanlar? Ve sonra diğerleri: Kadri Sayın, Neriman Emeç, Zeliha Bezer…

Hayyam’a her kesimden insanın gittiğini gördüğüm o günlerde kendimi de oraya atmak istedim. Sırtımda, içinde kum saati ile kırık bir pusula ve tutunamayanları ve içi bozuk paralarla dolu cüzdanımı taşıdığım bir kolu kopuk siyah çantam; kimse aramasın diye kapattığım telefonumla bir adım attıktan sonra kayboluşuma bir yurt bulurum korkusuyla geri döndüğüm o akşamüstü de çıkmıyor aklımdan….

Fatma PAK

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s